BİR PANDEMİ’Yİ YAŞAMAK VE TANIKLIK ETMEK...

BİR PANDEMİ’Yİ YAŞAMAK VE TANIKLIK ETMEK...

BİR PANDEMİ’Yİ YAŞAMAK VE TANIKLIK ETMEK...

Dünya üzerinde yaşanan en büyük pandemiye tanıklık etmek yıllar sonra bizi ya da bizden sonraki nesilleri şimdi olduğundan daha farklı yapacağı kesin. Şu süreçte umut edeceğimiz şey  Dünya’ ya şu ya da bu şekilde bir şeyleri miras bırakacağımız gerçeği. Sadece bu bile biz sıradan insanları ‘özel’  yapıyor olacak.

Bu bir travma mı? Öyle görünüyor. Travma nedir? Bir insanda bir ay veya daha uzun süren şiddetli strese ve kişiyi olumsuz şekilde etkileyen duygulara neden olan herhangi bir zarar verici olay, durum veya deneyimdir. Bir pandemiyi yaşamak, travmaya neden olabilir. Bazen tersi de gerçekleşebilir. Bazen iyi yöndeki değişimler, insanların zorlu bir dönemde yaşadıkları deneyimlerden kaynağını alır. Birçok insan, problemleriyle yüzleşirken, güçsüzleşmekten ziyade daha güçlü hale gelebilir. Travma hemen hemen herkesin hayatında bir anda oluverir. Travma, doğal bir felaket nedeniyle yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kalmaktan, ciddi bir yaralanmadan, kendisinin veya bir yakınının yaralanmasından veya kayıptan (ölüm, terk edilme vb) kaynaklanabilir. Travma, bir araba kazasında araç içinde olmaktan veya uçak kazasında olan birini tanımaktan da oluşabilir. En kötü travmaların bazıları istismar, fiziksel / psikolojik şiddet, kavgalar, ağır hastalıklar veya savaş zamanı olayları gibi çok kişisel olabilir.

Birçok kişi korkunç bir olaydan sonra sorunsuzca iyileşir. Travmatik tepkilerin zaman dilimi çok değişir. Bazen çocuklar ve genç yetişkinler olaydan hemen sonra korkar, üzülür veya endişelenir, ancak bir çoğu da günler veya aylar sonra rahatsızlık yaşayabilir. Bazıları uyumakta zorluk çekebilir veya kötü rüyalar görebilirler. Yüksek kaygının neden olduğu baş ağrıları, mide ağrıları veya başka problemler nedeniyle okula gitmekten korkabilirler. Ne hakkında endişelendiklerini bile bilemedikleri bir durumda olabilirler. Ne olduğunu hatırlamakta güçlük çekebilirler veya bazen hiç düşünmek istemeyecekleri kötü şeyleri hatırlayabilirler. Korku içinde olabilirler. Hiçbir duyguyu hissedemeyebilir, duygusal olarak uyuşmuş olabilirler. Dikkatlerini toparlayamayabilir, odaklanamayabilir veya öğrenemeyebilirler.

Diğer afetlerde olduğu gibi yeni korona virüs pandemisi (COVİD-19) çocukların gelişim sürecinde pozitif bir etki yaratabilir, öğrenme ve olgunlaşmayı tetikleyebilir. Veya tam tersine yalnızca korku ve şüphe yaratarak negatif bir deneyim olabilir. Duyarlı ve organize olmuş yetişkinlerden oluşan bir ağdan kişisel, ailevi veya toplumsal kökenli zorluklarla başa çıkma konusunda destek/yardım alan çocuklar bu destekten fayda göreceklerdir. Dünyadaki bir çok ulusun geleceği; çocuklar, aileler, şirketler ve devletlerin bu ve benzer krizler karşısında nasıl işbirliği yapacağına bağlıdır. Hepimizin geleceği bizler ve çocuklarımızın düşünceli bir şekilde beraberce bu mesele için çalışabilmesine bağlıdır. Bu pandemi, dünyanın gelecek nesiller adına işbirliği yapması için bir fırsattır.

Tüm bu nedenlerle çocuklarımıza yaşananlar hakkında onlarında anlayabileceği düzeyde sürecin nasıl işlediğine ve neler yaşandığına dair bilgi vermek sağlıklı olacaktır.

Yetişkinler ve çocuklar neler olduğunu düşünürken genellikle üzülür veya korkarlar. Sadece korkmak yerine öğrenmeliyiz de.

Aşağıdaki çocuklarımız ile iletişime geçtiğimizde onlara neyi ne kadar anlatabileceğimiz kolaylaştırabilir.

‘Aralık 2019’da Çin’in Hubei bölgesindeki Wuhan’da COVID-19 salgını meydana geldi ve sonrasında Çin’deki tüm diğer şehirlere sıçradı. Daha sonra dünyanın diğer tüm bölgelerine yayıldı. Salgının başlamasından sonraki üç ay içinde, yüz binden fazla insan hastalandı. Çoğunlukla Çin anakarasında daha küçük sayıda insanlar ölürken, çok sayıda insan tedavi için hastanelere gitti. Çin, Japonya, İran, Güney Kore, İtalya ve diğer ülkelerdeki yerel hastaneler nefes darlığı çeken hastalarla aşırı kalabalıklaştı. 12 Mart 2020’ye kadar ABD’de 1000’den fazla Covid-19 hastası vardı. Hızla yeni hastaneler inşa ediliyor ve var olan diğer hastaneler de tüm dünyada genişletiliyor. Birçok sağlık çalışanı, yeterli ekipman ve korumaya sahip olmadıkları için aniden enfeksiyon riski ile karşı karşıya kalıyor.

 

Pandemi, birçok ulusun ve milyonlarca insanın günlük hayatını birçok yönden bozdu: karantina, ailelerin bölünmesi, malzeme sıkıntısı, trafik kontrolü, iş ve okul faaliyetlerinin askıya alınması, maskelerin yetersizliği ve hastalık hakkında panik. Artan yayılım, enfekte vaka sayısı ve artan ölüm sayısı hakkında sürekli haberler var. Birçok kişi sevdiklerini ve arkadaşlarını kaybetti. İnsanlar salgının geçmesini beklediğinden günlük yaşam ev izolasyonu ile zorlaştı.

 

Avrupa’dan ABD’ye seyahat, Mart ortasından itibaren kısıtlandı. Birçok okul kapandı. Birçok üniversite internet üzerinde ders vermeye başladı. Spor etkinlikleri dünya çapında iptal edildi veya stadyumlarda taraftar olmadan gerçekleştiriliyor. Birçok şeyin sıkıntısı ve kıtlığı olabilir. Tüm bu değişikliklerin üstesinden gelmek zor olacak; ancak onlarla aileler, arkadaşlar, öğretmenler, yerel ve ulusal yönetimlerin yardımıyla başa çıkabileceğiz.

 

Umuyoruz ki, bilim insanları öncülük eder ve dünya hükümetlerine bu yayılmanın nasıl azaltılacağı, aşıların ve tedavilerin nasıl geliştirileceği, ölümlerin ve finansal zorlukların önlenmesi için dünya kaynaklarının nasıl akıllıca kullanılacağı konusunda tavsiyelerde bulunacaklardır.

 

Çin’de on binlerce sağlık çalışanı, şu anda bir pandemi olan bu yayılımın başlangıcında yardım etmeye gönüllü oldu. Sloganları “Yaşam ya da ölüm ya da herhangi bir ödül ne olursa olsun", tıbbi tedavi, değerlendirme, önleme ve kontrol sağlamak için yüksek derecede enfekte olmuş bölgelere gittiler. Tıbbi personel uzun saatlerce ve çok çalışıyor. Çünkü birçok insanın yardıma ihtiyacı var. Sürücüler, inşaat işçileri, elektrikçiler ve mühendisler kendilerini yeni hastanelerin inşasına ve mevcut hastaneleri büyütmeye adadılar. Memurlar, toplum çalışanları, yardımlaşma komiteleri, polisler, öğretmenler, psikolojik danışmanlar ve terapistler, gönüllüler ve diğerleri, yayılımdan etkilenen kişilere hizmet sunmak ve etkilenen insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yardım eli uzattılar.

 

Dünyanın her yerinden birçok insan, enfekte bölgeler için para, mal ve tıbbi yardım malzemeleri bağışlıyor. Bazı şirketler, en çok ihtiyaç duyulan miktarda tıbbi malzemeyi sağlamak için doğrudan helikopterler gönderdiler. Farklı insanlar arasında muazzam bir işbirliği var. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Çin'in salgını kontrol altına alma çabalarına büyük önem verdi. Yurtdışındaki insanlar bunu televizyon, radyo ve internetten öğrendiler. Dünyadaki birçok insan hastalar ve karantinaya alınan kişiler için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Birçok insan yardım etmenin yollarını buldu. Ayrıca salgından etkilenen diğer ülkelere de yardım geliyor. Sorun uluslararası bir sorundur.

 

Pandemi nedeniyle binlerce insanda hasta oldu. Bu, tüm dünya için büyük bir tehdittir. Tıbbi destekler ve diğer yardımlar ilk olarak en ciddi vakalara ve bölgelere yönlendirildi. İnsanlar ve aile üyeleri hastalandıklarında çok endişeleniyorlardı. Ancak genellikle tüm doktorların ve hemşirelerin, her hasta hastayı kurtarmak ve onlara bakmak için ellerinden gelenin en iyisini yaptığını görünce kendilerini daha iyi hissettiler. Virüsün bulaştığı herkes çok hasta olmadı. Covid-19 virüsünü alan insanların % 80'inden fazlası kötü bir soğuk algınlığı veya grip geçirmiş gibi hissettiler, hatta hiç hasta hissetmediler. Esas sorun, hasta olmasalar da virüs taşıyan insanların diğer insanları hasta edebilmeleriydi. En büyük tehlike yaşlı insanlar ve onları zaten zayıf düşüren başka hastalıkları olan insanlar içindi.

 

Yayılım, çalışma hayatını, okulları, seyahatleri, uğraşıları, ekonomiyi ve tüm dünyadaki ülkelerin kalkınmasını engellemeye devam ediyor. Birçok insanın günlük hayatı ve işi ciddi şekilde değişiyor. İnsanlar çok endişeli ve üzgün hissediyorlar. Genellikle, insanların büyük bir kayıp yaşadıktan hemen sonra umutlu hissetmeleri zordur. İyileşmek için biraz zamana ihtiyaçları var. Biraz zaman geçtikten sonra insanların umutlu hissetmeleri, biraz daha kolaylaşacaktır'.

Bu içerikler doğrultusunda çocuklarımız ile konuşmamız onları rahatlatacaktır. Bu şekilde bir açıklama-bilgilendirme çocuğunuzun yaşı ile de ilgili olup, 8-9 yaş üstündeki çocuklar ile bu içerikler doğrultusunda konuşulması önerilir.Daha küçük çocuklar ile farklı etkinlikler, resim vs ile duygularını yansıtmalarını sağlayabilir.Daha sonra da onların anlayabilecekleri bir dil ile elbette ki yapılmakta olanlara  ve umutlu olmaya daha fazla vurgu yaparak açıklamalar yapılabilir.En önemlisi de tüm Dünya insanlarının yüzyıllardır ilk kez bu kadar birlikte hareket ettiklerine vurgu yaparak…

Bu vurguyu en çok da kendimize hatırlatmayı unutmayalım..

 

Saime Çağlı

Uzm Psikolog-Psikoterapist

 

Kaynak: www.childrenspsychologiheealthcenter.org