DUYGUSAL ZEKANIN NÖROBİYOLOJİK TEMELLERİ

DUYGUSAL ZEKANIN NÖROBİYOLOJİK TEMELLERİ

DUYGUSAL ZEKANIN NÖROBİYOLOJİK TEMELLERİ

Bu sıkıntılar finansal olanların yanında sosyal durum ve arkadaş kayıplarını da yanında getirmiştir. Damasio yaptığı bir dizi deney sonrasında bu nörolojik lezyonlardan mustarip hemen hemen aynı IQ seviyesindeki hastaları karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda herhangi bir beyin hasarına rastlamamış ve performans farklılıklarının, ventromediyal ve preforntal korteksi tarafından devreye sokulan işlevlere bağlı olabileceğini iddia etmiştir. Damasio’ya göre ventromediyal ve pre-frontal korteks, duyusal duyu organlarından yani amigdala, somatasensory ve dar kortekslerden gelen sinirsel yansımaları içeren sinir ağının bir parçasıdır. Bu sonuçlardan sonra karar verme bozukluğunun amigdaladan kaynaklanan bir zarar olabileceği düşünülebilir. Bu, uyarıcının önemi hakkında bizi bilgilendiren koşullu duygusal tepkileri geliştirme yeteneğindeki bozulma anlamına gelir.

     Duygusal zeka ile ilgili konuşulmaya değer birçok yapı vardır. Bunlar; pratik zeka, otistik spektrum bozuklukları, tecrübeye açık olmak, aleksitimi, psikolojik farkındalık, duygusal farkındalığın dereceleri ve duygusal yaratıcılıktır. Pratik zeka, ailedeki ve işteki günlük problemleri çözmek için analitik ve belleksel yetenekleri uygulayabilme becerisidir. Otistik spektrum bozukluğu olan kişiler (yüksek IQ leri olsa bile) diğerlerinin duygusal durumları hakkında bilgiyi tanıma ve buna duygusal yollardan tepki verme eğilimindedirler. Tecrübeye açık olmak, teorik olarak duygusal zekaya benzerlik gösteren kişiliğe dair 5 faktör modelinden biridir. Açıklığın yönü vardır. Fanteziye açık olmak, estetiğe açık olmak, yeni eylemlere açıklık, yeni fikirlere açıklık, farklı değerlere açıklık… Tahmin edildiği üzere, duygusal zeka ile tecrübeye açıklık arasında ılımlı ve olumlu ilişki vardır. Aleksitimi terimi, Yunanca eksiklik ve duygu kelimelerinden gelir. Psikolojik farkındalık, belli tecrübelere neden olan şimdiki ve geçmiş bilişsel, etkin, duyuşsal ve davranışsal faktörlere neden olan özel tecrübeler hakkında daha fazla öğrenmeyi motive edici eğilimdir. Duygusal farkındalık Richard Lane’e göre gelişimsel değişikliklere maruz kalan bir bilişsel beceridir. Duygusal farkındalıktaki bireysel farklılıklar bu yapının ulaştığı olgunluk seviyelerindeki farkları yansıtır. Kişinin duyguları kendi içlerinde tanıma ve tarif etme kapasitesi duygusal farkındalık seviye ölçeği ile değerlendirilebilir. Duygusal yaratıcılık James Averill, duygusal olarak yaratıcı olan insanların yenilik, etkinlik ve otantiklikle karakterize edilmiş duygusal tecrübelere sahip olabileceğini iddia etmektedir.

     Duygusal zekanın geçerli bir yapı olamayabileceğine dair iddialar vardır. Çünkü duygusal zeka, iyi yerleşmiş kişilik özellikleri ve sözel kabiliyet ölçüleri ile yüksek derecede korelasyon halindedir. Diğer tartışma konuları; duygusal zekanın bir kişilik özelliği mi yoksa bir yetenek olarak mı kavramsallaştırıldığı; duygusal zekada bireysel farklılıkları belirlemek için çevrenin ve genetik faktörlerin rolü; duygusal zekanın eğitimle ne derece arttırılabileceği ve IQ’da ve iş başarısında duygusal zekanın göreceli önemi olarak sayılabilir.

 

 

Duygusal zekaya olan ilgi 1995 yılında Daniel Goleman’ın çok satan kitabı (EmotionalIntelligence: Why it can mattermorethan IQ) ile patladı ve Amerikan kamuoyu bu fikre çok çabuk uyum sağladı. Yakın zamandaki araştırmanın sahipleri Profesör Jack Mayer, Peter Salovey ve David Caruso duygusal zekayı iki farklı şekilde kavramsallaştırmıştır. Bunlar duygusal bilgilerin işlenmesi için yeteneklerin işlenmesi yönlendirilmesi ve kişilik özelliği kümesidir. Reuven Bar-On, duygusal zekayı değerlendirmek için duygusal bölüm envanteri anketi oluşturmuştur.  Bu anketi çocuklar, ergenler ve yetişkinler için ayrı ayrı geliştirmiştir. Duygusal yeterliğin çocukluktaki gelişimiyle ilgili araştırma, duygusal zekanın nasıl gelişebildiğini, duygusal düzen özelliklerini, duyguları ifade etme yeteneklerini ve bebeklikten yetişkinliğe kadar ilişkileri yönetme becerilerinin derece derece gelişimini göstermektedir. Bakıcılarına ya da kendileriyle ilgilenenlere karşı güvenli bağ geliştiren çocuklar duygusal yeterliliklerini de geliştirirler. Aynı zamanda stres dolu zamanlar sırasında bağlı oldukları figürlerden sosyal destek alan çocuklar sıkıntıyla yüz yüze gelmede esneklik gösterirler. Iowa Üniversitesi’nden Profesör Antonio Damasio, ventromediyalin ikili lezyonları ve pre-frontal korteks ile ilgili olarak karar verme hataları yapan hastaları incelemiştir. Damasio’ya göre ventromediyal ve pre-frontal korteks, duyusal duyu organlarından yani amigdala, somatosensory ve dar kortekslerden gelen sinirsel yansımaları içeren sinir ağının bir parçasıdır. Duygusal zeka ile ilgili konuşulmaya değer bir çok yapı vardır. Bunlar ; pratik zeka, otistik spektrum bozuklukları , tecrübeye açık olmak, aleksitimi, psikoloji farkındalık, duygusal farkındalığın dereceleri ve duygusal yaratıcılıktır. Bu yapılar ve duygusal zeka arasındaki ilişkiler duygusal zeka yapısının geçerliğinin kurulmasına ihtiyaç gösterir. Duygusal zekanın geçerli bir yapı olamayabileceğine dair iddialar vardır. Çünkü duygusal zeka, iyi yerleşmiş kişilik özellikleri ve sözel kabiliyet ölçüleri ile yüksek derecede korelasyon halindedir. Diğer tartışma konuları; duygusal zekanın bir kişilik özelliği mi yoksa bir yetenek olarak mı kavramsallaştırıldığı; duygusal zekada bireysel farklılıkları belirlemek için çevrenin ve genetik faktörlerin rolü; duygusal zekanın eğitimle ne derece arttırılabileceği ve IQ’da ve iş başarısında duygusal zekanın göreceli önemi olarak sayılabilir.

 

Alıntı: PSİKOLOJİM Dergisi Sayı:12